Kalp, Nefs ve Ruh, batılı bir psikoloji uzmanının, tasavvuf geleneğinin zengin maneviyatı ve şahsiyet gelişimi üzerine yaptığı ilk ciddi araştırma olarak değerlendirilebilir. Batı psikoterapisi, bizim daha çok çocukluk döneminde oluşan nevrotik sapkınlıklarımızı gidermek ve toplumla adaptasyonumuzu sağlamakla ilgilenir. Bunun zıttı olarak tasavvufun hedefi temelde maneviyatçıdır….

“KALP, NEFS VE RUH” KİTABI HAKKINDA

Orijinali İngilizce olan ve Türkçe’ye Kalp, Nefs ve Ruh: Tekamül, Denge ve Uyumun Sûfîce Psikolojisi adıyla çevirilen elinizdeki kitap,  Robert Frager (Ragıb) adında bir psikoloji profesörüne aittir. Frager, Amerika’da yaşayan, ihtida edip, tasavvufa intisab ederek bu hayatı içselleştirmiş entelektüel bir müslümandır. Gerek psikoloji mesleğinin gerekse tasavvufun bilgi ve deneyimini kullanarak insanı gözlemlemiş ve tanımlamaya çalışmıştır. Tahlil ve yaklaşımları fevkalade niteliktedir.

“En iyi çeviri eser bile aslından yüzde yirmi fire verir.” denilir. Kuşkusuz bu eserde de tercümeden kaynaklanan kimi kusurlar bulunmaktadır. Bunun yanında yazarın da anlattığı, aktardığı ve/veya yorumladığı bazı hususların kritik edilerek okunması gereği her kitapta olduğu gibi bu kitapta da geçerlidir.

Yazarın şu hususları aktarırken daha dikkatli olması arzu edilirdi:

  1. “Şeyh Muzaffer Efendi kadının başını dizine koydu ve saçlarını okşayarak…” (s. 19)
  2. “Şeyh Muzaffer Efendi’nin sigara içtiği dönemlerde (doktor tavsiyesiyle sonradan bıraktı), dervişler onun sigarasını yakmak için yarışıyorlardı…” (s. 162)
  3. “Şeyh Muzaffer Efendi’nin evindeki bir başka öğle yemeğinde, genç erkek ve kadınların oturduğu bir masaya servis yapılmadığını fark ettim…” (s. 163)
  4. “Bu pratiği bir ay boyunca, günde iki vakit, sabah ve akşam olarak yapın…” (s. 179)

Tercümeden kaynaklandığını düşündüğümüz kusurlara da şu örnekleri verebiliriz:

  1. “Allah (c.c.) yoktur, Allah (c.c.) vardır.” (s. 71, 72, 180)
  2. “Hz. Musa sert bir mizaca sahipti; hatta bir adama saldırarak, onu öldürdü…” (s. 77)
  3. “Kendini bilen, Allah (c.c.)’ı bilir.” (s. 152)
  4. “Davulun ve geleneksel ilahilerin ve şiirlerin eşliğinde ilâhî isimleri zikrederiz…” (s. 171)
  5. “Sultan Mahmud … mücevher işlemeli kristal kadehiyle içki içiyordu…” (s. 197)

Ayrıca yazarın 18, 71, 134, 140, 159, 180, 192 ve 208. sayfalarda yer verdiği doğu mistisizmine ait  Buda, Dharma, Sangha ve Zen ile  Hıristiyan ve Yahudi mistisizmine dair verdiği örnekler İslâm Tasavvufu’nun onlardan etkilendiği şeklinde değil, bu tür uygulamaların birbirine benzerlik arz ettiğine dair görüş ve düşünceleri olarak yorumlamak gerekir diye düşünmekteyiz.

Bütün bu unsurlar dikkatle okumayı gerektirmekle birlikte, kesinlikle eserden istifade etmeye bir engel teşkil etmemektedir.

http://www.internetpazar.com/kalp-nefs-ve-ruh.html

evetama